8/11/2008 - OĞLUMA HİTAP

Nasıl başlasam bilmem¸ nasıl anlatsam sana¸ Seni verdiği için şükürler Yaradana. Çatallı ayrımına bırakıldın bir yolun¸ İyi ve kötülerle döşenmiş sağın¸ solun¸ Bir tarafta çığ gibi gelişen medeniyet¸ Diğer yanda ahlakı katledilen cemiyet. Bir yanda gök yüzünü parselleyen devler var¸ Diğer yanda ekmeğe bile muhtaç evler var. Dünya tezat içinde medeniyet ve savaş¸ Gerçekleri görmeye başlarsın yavaş yavaş. Batıdan ilim¸ fen al¸ ama modayı asla¸ Sırtını kökü derin şanlı çınara yasla. Bu mezarda tarih var¸ kupkuru bir taş değil¸ Sana¸ seni anlatır¸ hele kulak ver eğil¸ Sen dedene söversen¸ torunun sana söver¸ Geçmişe çamur atma¸ saygı beklersen eğer. İnsan yalnız¸ çok yalnız¸ sarıldıkça maddeye¸ Gelmiş kalpler¸ beyinler¸ hırstan çatlar raddeye.
Robot yapan insanlık bizzat robotlaşıyor. Ruhsuz¸ hissiz¸ mânâsız¸ adeta otlaşıyor. Sığınacak ne mabud ve ne de bir mabet var¸ Yaratana kulluk yok¸ maddeye ibadet var. Sırıtan medeniyet ededursun iftihar¸ Sonuç; ya uyku hapı¸ ya streş ya intihar. İşin zor¸ yükün ağır¸ hayat yolun engebe¸ Gerçeği aramaya sen gebesin¸ sen gebe. Çalışırsan yücelen millet de var din de var¸ Ölüm makineleri yapan teknik canavar. Hem öyle canavar ki; bir anda dünya yutan¸ Bombaların altında sessiz¸ sakin uyutan. İşte böyle dünyaya nasıl duyarsın güven¸ Dünya mayın tarlası¸ hayat korkunç serüven. Dünya batırabilir üç-beş akılsız korsan¸ “Peki ya kime güven duyacağım?” diyorsan. Bir Allah var “Bir Allah”¸ O’na sığın yaşarken¸ O’nu hisset yanında her engeli aşarken¸ İlmin seni ne küstah etsin ne de ukala¸ Mânadan uzak ilim başa beladır bela. Basit işlerle kalma¸ sonsuzluğa kafa yor¸ Önce kendini keşfet¸ “Niçin varım?” diye sor. Bu duygu¸ bu ruh ile aşarsın her engeli¸ İlerle¸ ışığa koş¸ her adımın dengeli. Hep hamalı ol ilmin¸ seni yüceltir bu yük¸ Şunu unutma insan¸ imanı kadar büyük. “Maddede ilerleme sırrı mânayı inkâr” Diyenlere inanma¸ onlar büyük sahtekâr. İlmi¸ fenni¸ ithal et¸ ihraç etme ahlakı¸ Bari kalsın milletin hiç değil bir yüz akı. Ne garip!... Anlamazsın belki yarın dilimi¸ Aşılarlarsa sana uydurukça ilimi. Doğru olmaz belki de sana verilen her derş Ayıkla¸ hangi bilgi geliyorsa sana ters. Bu millet gerilerde kalmaya mahkûm değil¸ En büyük meselenin üzerin esen eğil. “Ben neyim?” deme sakın¸ “Ben ne değilim ki?” de¸ “Milletin kurtuluşu bana bağlı belki” de. Ölmek an meselesi¸ sanma o kadar ırak¸ İlminle bu dünyada mutlaka bir iz bırak. Koş!... Koşamazsan yürü¸ o da olmazsa sürün. Hakkını ver dünyada Hakk’ın verdiği ömrün. Yılların ötesinden sana mesaj var işit; “Geçerse zarardasın bugünün düne eşit”.

Selamün Aleyküm arkadaşlar .... Uzun bir ara vermenin ardından açılışı yine değerli yazar ve şairimiz sayın Ahmet Mahir Pekşen beyefendinin çok anlamlı ve bir o kadar da hayat dersi taşıyan bu güzel mısralarını sizlerle paylaşarak yapmak istedim. Selam ve Dua ile...

|